Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilme planları hakkında önemli bilgiler gün yüzüne çıktı. Gazeteci Barış Pehlivan, AK Partili bir kaynaktan edindiği bilgileri paylaşarak Erdoğan’ın “Yeniden seçilme stratejisi” üzerine ışık tuttu. Pehlivan’ın yazısı, sosyal medyada geniş yankı buldu.
Erdoğan’ın yeni anayasa vurgusu ve “siyasi matematik” teması, Ankara’daki siyasi atmosferi hareketlendirmiş durumda. İktidarın 400 delege hedefine ulaşma stratejileri, DEM Parti’nin “yasal güvence” talebi ve CHP’nin olası erken seçim gündemi, Türkiye’nin siyasi gündemini şekillendiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay töreninde dile getirdiği “Yeni anayasa bizim boyun borcumuzdur” ifadesiyle, adaylık ve seçim tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Pehlivan’a göre, iktidar, anayasa değişikliği ile Erdoğan’ın yeniden adaylığını güvence altına almak istiyor. Ancak muhalefet, bu hamleleri “oyalama taktiği” olarak değerlendiriyor. Mevcut durumda, Cumhur İttifakı’nın anayasayı referandumsuz değiştirmek için ihtiyaç duyduğu 400 oya ulaşmasının zor olduğunu belirten AK Parti kulisleri, bazı CHP’li milletvekillerinin desteği alarak bu eşiği aşmanın yollarını arıyor.
Pehlivan, önemli bir AKP’li kaynağın “Mutlak butlan davasına bakmak lazım” sözlerini aktararak, bu davanın sonucunda Kılıçdaroğlu’na yakın milletvekillerinin desteklerinin sağlanıp sağlanamayacağını sorguladı. Ayrıca, anayasa değişikliği gerçekleşmezse 2027 başında uygulanacak bir “seçim ekonomisi” ile bahar aylarında erken seçim olasılığının da gündemde olduğu ifade ediliyor.
DEM Parti cephesi, anayasa tartışmalarının “çözüm süreci” ile birleştiği noktada temkinli açıklamalar yapıyor. Partinin yetkilileri, yasal bir güvence ve kapsamlı bir “süreç yasası” olmadan PKK’nın silah bırakmasının mümkün olmadığını savunuyor. Kulislerde, örgütün sürece dahil olabilmek için bazı şartlar sunduğu iddia ediliyor.
Öte yandan, ana muhalefet partisi CHP, anayasa değişikliği üzerinden bir pazarlık masasına oturmayacağını vurguluyor. CHP’nin yönetimi, yargı kararlarının takas konusu edilmesini reddediyor. Ancak, anayasa konusunu tamamen kapatmayan partililer, “Ne yapmak istediklerini görmemiz lazım” diyerek temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Erken seçim konusunda ise CHP’nin stratejisi netleşiyor: “Erdoğan’ı yeniden aday yapmak için seçimden sadece aylar önce yapılacak bir erken seçime destek vermeyiz. Ancak 2027 sonbaharı gibi bir tarih değerlendirilebilir.”
Mayıs 2026 itibarıyla, Ankara’da siyasi hesaplar “sayıların gücü” üzerine inşa edilmiş durumda. İktidarın anayasa hamlesi ile muhalefetin seçim takvimi arasındaki bu çekişmenin, Türkiye’nin önümüzdeki iki yılını belirlemesi bekleniyor.