Haber

Renk, Işık ve Hareket Arasında

İzmir Karşıyaka Vapur İskelesi, Gülfem Kessler’in Kısa Bir An başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. Organze ve tül kumaşlardan oluşan üretimlerin yer aldığı sergi, Şubat ayı sonuna kadar görülebilir.

“`html

İzmir’in Karşıyaka Vapur İskelesi, sanatçı Gülfem Kessler’in Kısa Bir An adlı sergisine ev sahipliği yapmaktadır. İnce, geçirgen organze ve tül kumaşlardan oluşan eserler, gündelik hayatın içinden geçerken izleyicilere kısa ama anlam dolu bir deneyim sunmaktadır. Esra Okyay’ın küratörlüğünü üstlendiği Kısa Bir An, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığı ve İZDENİZ iş birliğiyle, Kendine Ait Bir Oda (KABO) tarafından düzenlenen İskele Sergileri’nin ikinci edisyonunun bir parçası olarak, mekânın geçici yapısıyla etkileşim kuran bir alan sunmaktadır. Kessler’in sergideki yeni çalışmaları, iskelede bekleyen yolcular için bir mola noktası oluştururken, sanatçı projede izleyicinin sergiden hoşnut kalmasını sağlamak adına bir motivasyon oluşturmuştur.

Gülfem Kessler, Saydam Kompozisyonlar
Gülfem Kessler, Saydam Kompozisyonlar, Organze Tül Kumaş, 2025. KABO, Fotoğraf: Efe Önal

Kamusal Alan ve Sanat

Vapur bekleyen ziyaretçilerine kısa süreli ama unutulmaz bir deneyim sunan sergiyi Gülfem Kessler ile değerlendirdik.

Serginin başlığı “kısa an” sizin için ne ifade ediyor?

Günümüzde zamanın hızla geçtiği bir ortamda yaşıyoruz; insanların dikkatleri çok fazla dağılmış durumda ve duygusal deneyimleri de ani. Bu durum, kalıcı olmanın artık imkân dâhilinde olmadığını gösteriyor. Amacım, yolcuların vapuru beklerken onlara görsel bir deneyim sunmaktı.

Tekstil, tarihsel olarak gündelik yaşamda derin bir anlam taşıyan bir malzeme. Kısa Bir An sergisinde tekstilin bu geçmişi sizce nasıl bir rol oynamaktadır?

Sergideki tekstil öğeleri, bekleme salonunun ferah atmosferini yansıtacak şekilde tasarlandı. Kâğıt veya tuval yerine kumaş kullanmayı tercih ettim. Kumaşın hareketliliği, tasarımları daha canlı hale getirdi.

Gülfem Kessler
Gülfem Kessler, Saydam Kompozisyonlar, Organze ve Tül Kumaş, 2025. Fotoğraf: Efe Önal (KABO)

Organze ve tül kumaşlar hem görünürlük hem de kırılganlık hissini beraberinde getiriyor. Bu şeffaflık, serginin ana düşüncesinde nasıl bir yer tutuyor?

Seçtiğim transparan kumaşlar, ışığın ve havanın geçişine olanak tanıyor. Bu şeffaflık, geçici bir hissiyatın yaratılmasını, sanki bir rüyanın içindeymiş gibi bir duygu oluşturuyor.

Tekstil, sanat uygulamanızda ne kadar önemli? Kumaş ile düşünmekle resim yapmak arasındaki farklar nelerdir?

Küçüklüğümden beri tekstile ilgi duydum. Hollanda’da aldığım kısa bir dikiş eğitimi, tekstil ile ilgili projeler yapma arzusunu pekiştirdi. Kumaşla düşünmek ve resimle düşünmek arasında önemli farklılıklar var. Tekstil çalışmaları daha yavaş ve derinlemesine bir süreç gerektirirken, resim anlık kararlarla ilerleyebiliyor ve daha özgür bir ifade sunuyor.

Saydam Kompozisyonlar‘da formlar arasındaki akış ve ritim göz önüne seriliyor. Bu akış, üretim sürecinizde nasıl ortaya çıkıyor?

Tekstil tasarımlarımda birçok olasılığı denedim. Tasarım sürecinin her aşamasında, parçaların birbiriyle nasıl uyum sağlayacağını düşünerek, renk bütünlükleri üzerinde çalıştım. Her bir parçanın mekân içindeki etkileşimini göz önünde bulundurdum.

Gülfem Kessler
Gülfem Kessler

Eserleriniz rüzgar, ışık ve zamanla sürekli değişiyor. Kontrol edemediğiniz unsurları üretiminizin bir parçası olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Üretimimde mekân içindeki hareketliliği ve saydamlığı göz önünde bulundurarak işlerimi tasarladım. Eserler yerlerine asıldığında arzu ettiğim etkiyi yarattıklarını görmek beni mutlu etti.

Bu sergi ile kontrolü bırakmak, pratiğinizde hangi değişimlere neden oluyor?

Üretim aşamasında kontrolü bırakmalıyım ki eser kendini bulabilsin. Bazen tasarımdan uzaklaşarak değişimler yapmak ekipmanların ruhunu ortaya çıkarıyor.

Bir geçiş alanında izleyicinin durma ihtimali belirsizdir. Bu belirsizlik, işlerinizin tasarımında sizi nasıl etkiliyor?

İşlerimi yaparken önceliğim, eserlerin ruhunu keşfetmek. Bu projede, daha önce sanatla pek etkileşime geçmemiş bir topluluğa hitap etmeyi amaçladım. Tekstil ve transparan materyalin hava akımından alacağı hareketliliği düşündüm. Zira, hareket eden bir şeyin sabit bir nesneden daha fazla dikkat çekeceğini varsayıyorum.

“`