5 Haziran 2026 tarihinde, ‘yanıltıcı bilgi yaymak’ ve ‘gizliliği ihlal etmek’ suçlamalarıyla toplamda 8 yıla kadar hapis cezası talep edilen Birgün muhabiri İsmail Arı, 75 gündür tutuklu kalmasının ardından bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya destek verenlerin sayısının fazla olması nedeniyle, salon yetersiz kalınca duruşma daha geniş bir salona alındı.
Birgün’ün haberine göre, ilk defa söz alan Arı, duruşmada şu ifadeleri kullandı: “Burada sadece kendimi değil, gazetecilik mesleğini savunmak için bulunuyorum. Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen basın kartım var. 75 gündür yatarı olmayan bir suçlamayla, yalnızca 58 satırlık bir iddianame ile cezaevinde tutuldum. Gazetecilik faaliyetlerim bu süre boyunca engellendi. Kapasitesinin çok üzerinde bir koğuşta 75 gündür yerde yatıyorum. Anayasada ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ demesine rağmen, cezaevinde tutuluyorum.”
Gözaltı sürecinde yaşadığı olayları aktaran Arı, bayram ziyaretinde bulunduğu Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alındığını ifade etti. Arı, “Usulsüz bir şekilde telefon baz sinyalime bakıldığını düşünüyorum” diyerek mahkemeden bu konuda suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Ayrıca, “Soruşturma dosyamda bulunan bir video, yayın tarihinden 65 gün sonra suçlama konusu yapıldı. Bayramın ikinci günü ziyaret için bulunduğum Turhal’da gözaltına alındım. Neden eşimin ailesinin evinde arandığımı anlamış değilim” dedi.
Arı, kendisine çıplak arama yapmak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisleri hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Duruşma, avukatların itirazları üzerine ses sisteminin kontrol edilmesi ve SEGBİS uygulamasının denenmesi için kısa bir ara verildi. Ayrıntılar gelişmeye devam ediyor.
