Kimsenin beklemediği hamle: İran’ı ayağa kaldıran saldırı! Savaşın rotası değişiyor mu?

Haber gorseli

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, yalnızca Avrupa’nın doğusunda devam eden bir çatışma olmaktan çıkarak giderek daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor gibi duruyor. Son gelişmeler, dünyanın en büyük iç su kütlesi olan Hazar Denizi’nin de savaşın etkilediği kritik bölgeler arasına girdiğini gösteriyor.

Ukrayna’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre Hazar Denizi’nde askerî malzeme taşıdığı iddia edilen iki Rus gemisi insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Kiev yönetimi, söz konusu gemilerin İran’dan Rusya’ya askerî kargo taşıdığını öne sürdü. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada saldırıların hedefleri arasında İran’dan askerî yük taşıdığı belirtilen gemilerin yanı sıra bir savaş gemisinin de bulunduğunu ifade etti.

Ukrayna güvenlik birimleri daha sonra hedef alınan savaş gemisinin Rusya’ya ait bir füze botu olduğunu açıkladı. Bu saldırılar, Ukrayna’nın Rusya’nın savaş kapasitesini destekleyen lojistik ağlara yönelik operasyonlarını genişlettiğinin yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

İRAN: TİCARİ GEMİMİZ VURULDU, BİR DENİZCİ HAYATINI KAYBETTİ

CNN’de yer alan haberde İran yönetimi ise saldırıyla ilgili farklı bir açıklama yaptı. Tahran, demir taşıyan ticari gemilerinden birinin hedef alındığını duyurdu. İran tarafından yapılan açıklamada saldırıda bir denizcinin yaşamını yitirdiği, üç kişinin ise yaralandığı bildirildi. Geminin Rusya’nın Astrahan Limanı’ndan İran’ın kuzeyindeki Anzali Limanı’na doğru seyir halinde olduğu belirtildi. Gilan Eyaleti Valisi Hadi Hagh-Shenas, Anzali Limanı’nın iki ülke arasındaki ticaret açısından güvenli ve güvenilir bir bağlantı noktası olduğunu ifade etti.

İranlı yetkililer, olayın yalnızca bir deniz saldırısı olmadığını, aynı zamanda bölgedeki ekonomik bağlantıları ve ticari güvenliği tehdit eden bir gelişme olduğunu savundu. Gerilimin yükselmesi üzerine İran Dışişleri Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık Sözcüsü İsmail Bağhayi, Ukrayna’nın eylemlerine ilişkin yaptığı açıklamada, “Ukrayna’nın tehlikeli maceracılığına kesinlikle cevapsız kalmayacağız” ifadelerini kullandı.

SALDIRI İSRAİL’İN TEŞVİKİYLE Mİ GERÇEKLEŞTİ?

“Tahran bu saldırıyı yalnızca münferit bir deniz güvenliği vakası olarak değerlendirmiyor” diyen İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, “İran Dışişleri Bakanlığı olayı hukuken bir saldırı fiili ve tüm Hazar kıyıdaşlarının güvenliğine yönelik bir tehdit olarak tanımlarken, siyasi düzeyde Ukrayna’nın İran’a karşı daha geniş bir baskı stratejisinin aracı hâline geldiğini savunuyor” dedi ve ekledi:

“Nitekim Abbas Arakçi, saldırının İsrail’in teşvikiyle gerçekleştirildiğini ileri sürdü; İranlı yetkililer de kuzeydeki ulaşım hatlarının hedef alındığı görüşünü dile getirdi. Dolayısıyla deniz güvenliği söylemi meselenin hukuki çerçevesini, İran-Rusya bağlantısının ve İran’ın kuzeyden dış dünyaya erişiminin hedef alındığı düşüncesi ise stratejik çerçevesini oluşturuyor.”

Bununla birlikte, olayın maddi ayrıntılarının da tartışmalı olduğunun altını çizen Toğa, “Tahran, vurulan Anna adlı geminin Astrahan’dan Enzeli’ye demir taşıdığını belirtirken, Ukrayna Port Olya 2 ve Begey adlı yaptırım altındaki gemilerin askerî sevkiyatta kullanıldığını iddia ediyor. Saldırı anındaki yükün askerî nitelikte olduğuna ilişkin bağımsız bir doğrulama ise henüz bulunmuyor” ifadelerini kullandı.

HAZAR DENİZİ NEDEN KRİTİK HALE GELDİ?

İran, Rusya, Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan tarafından çevrili olan Hazar Denizi, son yıllarda yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda askerî ve stratejik açıdan da büyük önem kazandı. Bölgedeki jeopolitik dengeler nedeniyle Hazar Denizi, özellikle yaptırımlar altında bulunan ülkeler için alternatif bir ulaşım ve ticaret güzergâhı haline geldi.

İran’ın Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndeki deniz ulaşım yolları üzerindeki baskılar nedeniyle Hazar Denizi üzerinden kuzeye ve batıya uzanan ticaret hattının önemi daha da arttı.

CNN’e konuşan Viyana merkezli Eurasian Nexus Partners’ın yöneticisi Bijan Khajehpour’a göre, Hazar rotası İran’ın dış ticaret stratejisinde önemli bir tamamlayıcı unsur oluşturuyor. Khajehpour, Hazar Denizi’nin İran açısından Rusya, Kafkas ülkeleri, Orta Asya, Çin ve dolaylı olarak Doğu Avrupa ile ekonomik bağlantıları güçlendirebilecek bir hat olduğunu belirtiyor.

TAHIL, PETROL VE ENERJİ HATTININ MERKEZİ

İran, özellikle Anzali Limanı başta olmak üzere Hazar kıyısındaki limanlarını geliştirmeye devam ediyor. Bu limanlar, Rusya ile İran arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesinde önemli rol oynuyor. Bunun yanında Kazakistan’dan çıkarılan petrol ve doğal gazın Hazar Denizi üzerinden Karadeniz’deki bağlantı noktalarına taşınması da bölgenin enerji açısından önemini artırıyor.

Rusya açısından ise Hazar Denizi, Orta Asya’ya ve İran’a açılan stratejik bir geçiş noktası olarak görülüyor. Moskova ile Tahran arasındaki ilişkiler son yıllarda ekonomik iş birliğinin ötesine geçerek askerî ve teknolojik alanlara da yayıldı. İki ülke arasında kapsamlı bir stratejik iş birliği anlaşması bulunurken, bu anlaşmanın karşılıklı savunma garantisi içeren bir askerî ittifak olmadığı belirtiliyor. Buna rağmen iki ülke arasındaki savunma ilişkileri giderek derinleşiyor.

‘İRAN’IN TOPLAM DIŞ TİCARETİNİN YERİNİ ALABİLECEK BİR GÜZERGÂH DEĞİL AMA…’

Peki, Hazar Denizi İran’ın yaptırımlar altında alternatif ticaret yolları oluşturma stratejisinde ne kadar kritik bir öneme sahip? Anzali-Astrahan hattının zarar görmesi, İran’ın Rusya ve Orta Asya ile ekonomik bağlantılarını nasıl etkileyebilir?

Bu soruma Oral Toğa, “Burası, İran’ın toplam dış ticaretinin yerini alabilecek bir güzergâh değil; ancak yaptırımlar ve güney limanlarına uygulanan abluka koşullarında ülkenin ekonomik dayanıklılığı bakımından kritik bir emniyet hattına dönüştü” cevabını verdi ve şöyle devam etti:

— Kapalı bir deniz olması ve yalnızca kıyıdaş devletlerin kontrolünde bulunması, bu güzergâhı Batılı ülkelerin doğrudan denetimine daha az açık hâle getiriyor. Ayrıca Rusya’dan tahıl, çelik, gübre ve çeşitli sanayi ürünlerinin taşınmasında önemli bir rol oynuyor.

— Nitekim İran’ın Temmuz 2025 ile Şubat 2026 arasında Rusya’dan yaptığı tahıl ithalatı yaklaşık 6 milyon tona ulaştı ve bir önceki yılın aynı dönemine göre iki katına çıktı. Enzeli-Astrahan hattındaki kesinti, navlun ve sigorta maliyetlerini yükseltir; teslimatları geciktirir ve özellikle gıda ile ağır yük tedarikini zorlaştırır. Ancak Emirabad, Kaspiyan ve Novşehr ile Olya ve Mahaçkale gibi alternatif limanlar bulunduğundan, tek bir geminin vurulması hattı bütünüyle işlemez hâle getirmez. Asıl stratejik risk, saldırıların gemilere ve liman altyapısına karşı sürekli bir kampanyaya dönüşmesi.

İRAN VE RUSYA ARASINDAKİ ASKERÎ BAĞLANTI NASIL?

Yine CNN’de yer alan haberde altı çizilen konulardan biri Hazar Denizi’nin İran ile Rusya arasındaki askeri lojistik hattı olması. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın ilk dönemlerinden itibaren İran yapımı insansız hava araçlarının Hazar Denizi üzerinden Rusya’ya ulaştırıldığı iddia edilmişti.

Özellikle Şahid tipi saldırı dronlarının Rusya tarafından kullanılması, Moskova-Tahran askerî iş birliğinin sembollerinden biri haline geldi. İran’dan gelen teknolojiyle Rusya’da yeni insansız hava aracı modellerinin üretildiği de çeşitli kaynaklar tarafından öne sürüldü. Ukrayna daha önce de Hazar Denizi üzerinden gerçekleştiği iddia edilen askerî sevkiyatları hedef almıştı. 2025 yılında Port Olya 4 isimli kargo gemisinin, İran yapımı mühimmat ve Şahid-136 insansız hava aracı parçaları taşıdığı iddiasıyla saldırıya uğradığı bildirilmişti.

2024 yılında ise Rusya’ya ait bir başka kargo gemisinin İran yapımı balistik füzeler taşıdığı şüphesiyle gündeme geldiği aktarılmıştı. ABD Hazine Bakanlığı, Rusya Savunma Bakanlığı’nın Port Olya-3 isimli gemiyi İran’dan Rusya’ya yakın menzilli balistik füzeler taşımak için kullandığını değerlendirdiğini açıklamıştı.

‘İRAN, RUSYA İLE İSTİHBARAT PAYLAŞIMINI ARTIRMAK ŞEKLİNDE ÇOK KATMANLI BİR YOL İZLEYEBİLİR’

İran ile Rusya arasındaki askerî ve lojistik iş birliği son dönemde sıkça gündeme geliyor. Hazar Denizi üzerinden gerçekleştiği iddia edilen sevkiyatlar ve Ukrayna’nın bu hatları hedef alması, İran’ın Rusya ile ilişkilerinde nasıl bir değişime yol açabilir? Tahran bu baskıya karşı nasıl bir strateji izleyebilir?

“Bu saldırıların İran’ı Rusya’dan uzaklaştırmasından ziyade, askerî ve lojistik iş birliğini daha korunaklı ve karşılıklı bir yapıya yöneltmesi muhtemel. Ancak olay, aynı zamanda iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sınırlarını da gösteriyor” diyen Oral Toğa, şu yorumda bulundu:

— 2025’te yürürlüğe giren kapsamlı ortaklık anlaşması, savunma iş birliği öngörmekle birlikte karşılıklı savunma yükümlülüğü içermiyor. İran’ın Moskova Büyükelçisi’nin Rusya’dan ciddi bir karşılık beklediklerini açıklaması, Tahran’ın artık yalnızca siyasi destek değil, Hazar’daki ticaret ve sevkiyat hatlarının korunması konusunda da somut güvenlik katkısı talep edeceğine işaret ediyor.

— İran, kısa vadede diplomatik baskı kurmak, yükleri farklı liman ve araçlara dağıtmak, limanların hava savunması ile elektronik harp imkânlarını güçlendirmek ve Rusya ile istihbarat paylaşımını artırmak şeklinde çok katmanlı bir yol izleyebilir. Doğrudan Ukrayna’ya saldırmak ise İran’ın Rusya-Ukrayna savaşına müdahil olmadığı yönündeki tezini zayıflatacağı ve yeni bir cephe açacağı için, en azından ilk aşamada sınırlı ve dolaylı karşılık seçeneklerinin tercih edilmesi daha olasıdır.

UKRAYNA’NIN HEDEFİ RUS SAVAŞ KAPASİTESİNE DARBE VURMAK

Ukrayna’nın Hazar Denizi’ndeki operasyonlarının temel hedefinin, Rusya’nın savaş ekonomisini ve askerî tedarik zincirlerini zorlamak olduğu değerlendiriliyor. Kiev yönetimi son dönemde uzun menzilli insansız hava araçlarıyla Rusya sınırları dışındaki stratejik noktaları hedef alma kapasitesini artırıyor.

Hazar Denizi’ndeki saldırılar da Ukrayna’nın yalnızca cephe hattındaki Rus birliklerine değil, savaşın devamını sağlayan lojistik ve sanayi altyapısına yöneldiğini gösteriyor. Ukrayna açısından İran, Rusya’nın askeri kapasitesine destek sağlayan önemli ülkelerden biri olarak görülüyor. Kiev yönetimi, İran’ın yanı sıra Kuzey Kore gibi ülkelerin de Moskova’ya askerî destek verdiğini savunuyor.

yok

Author: Zeynep Doğan